Just another WordPress.com site

Archive for Mayıs, 2012

Torunlarımızın ekonomik olanakları

Torunlarımızın ekonomik olanakları (ingilizcesi ve fransızcası) Keynes’in 1930 tarihli bir makalesi. Büyük bunalımın içinden 100 yıl sonrasını yanı 2030’lu yılları hayal ediyor.

Keynes’e dönüş – Torunlarımızın ekonomik olanakları” da İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınlarından N,san 2012’de çıkmış bir kitap. Aralarında Leijonhufvud, Solow, Phelps, Fitoussi, Becker ve Stiglitz’in de olduğu 12 iktisatçının Keynes’in bu makalesi üzerinde yazdıklarını bir araya getirmiş.

 

Kitabın tanıtım yazısından:

Dünyada 1930’dan bu yana yaşanan krizler, derinleşip ciddi toplumsal boyutlara ulaştığında sürekli hatırlanan ve düşünceleri “yeni baştan” ele alınan bir isim vardır: John Maynard Keynes. Böyle dönemlerde hükümetler ve merkez bankaları, krize çözüm olarak kredi imkânlarını arttırmak için, Keynes’in Genel Teorisi’ne yeniden dönerek önlemler almaya başlarlar. Peki ama Keynes’in teorisi dünyamızı krizden korur mu? Buna cevap vermek oldukça zor ama yine de kapitalist dünyanın her krizde aklına getirdiği alternatifi, iktisat dünyasının bu önemli kişisini unutmak mümkün mü? Elinizdeki kitap, Keynes’in 1931’de kaleme aldığı ve birkaç sayfada yüzyıl sonrasının toplumsal hayatını, birçok iktisatçının vurguladığı gibi Karl Marx’tan esinlendiği öngörüyü ele aldığı Torunlarımızın Ekonomik Olanakları makalesini “hatırlayan”, aralarında Nobel Ekonomi Ödülü almış iktisatçıların da bulunduğu isimlerin yazılarını bir araya getiriyor.
Keynes bu makalede, cüretkâr bir öngörüde bulunarak ekonomik büyümenin toplumda daha yüksek ahlâki standartlar yaratacağı, çalışma haftasının on beş saate düşeceği, insan türünün daha az çalışarak bol bol boş zamana kavuşacağı, sanata ve yaratıcılığa zaman ayıracağını tasarlamıştı. Keynes’e göre 2030’lu yılların insanı, kendini yaşama sanatından başka hiçbir şeye vakfetmeyen ve tüketimde belli bir doygunluğa ulaştığı için de entelektüel faaliyet alanında gelişecek bir insandı. Sungur Savran’ın özenli ve yetkin çevirisiyle dilimize kazandırılan bu kitabı yayına hazırlayan Lorenzo Pecchi ve Gustavo Piga, dünyanın önde gelen iktisatçılarının bu kısa makale üzerine yazdıkları yorumları derlerken, belirli bir amaçla hareket ettiklerini; bu yazıların Keynes’in öngörüleri ile yanılgılarını, günümüz toplumunu kuşatmış olan tüketim, bölüşüm, eşitsizlik, kimlik, kültür vb. kavramlarla açıkladığını dile getiriyor, 20. yüzyılın bu önemli iktisatçısına da gereken değeri verdiklerini vurguluyorlar.

Yunanistan krizi

Yunanistan’da neler oluyor? Stereotipler, söylenceler ve gerçekler. Ya da Maria’nın hikayesi.

Yeşil ekonomi mi açgözlü ekonomi mi?

Green Economy or greedy economy?

Bankacıların kullanacağı bir truva atı değil “gerçek” bir yeşil ekonomi talep eden bir yazı.

Piyasa kavramına sosyo-antopolojik bir yaklaşım

Université Paul Verlaine Metz ve Université Ouverte des Humanités işbirliğinde piyasa kavramına sosyo-antropolojik yaklaşımlara giriş niteliğinde bir video-ders

CanalU (vidéothèque de l’enseignement supérieur) iyi bir kaynak. Farklı konularda ilginç video-dersler var.

Amartya Sen

La pensée d’Amartya Sen sur le développement

HD75/.S455 1999eb Development as Freedom – Amartya Sen (E-yayın)

Türkçe çevirisi Özgürlükle Kalkınma – Ayrıntı Yayınları

 

Econ 282 13. hafta

Derste sözü edilen:

East Asian Miracle Report – World Bank

 

Ayrıca kütüphanemizde aşağıdaki kitaplar ve pek çok başka kaynak var:

338.95/CHA East Asian development Experience: the miracle, the crisis and the future – H.J. Chang

330.95/RET Rethinking the East Asian Miracle – J.Stiglitz and S. Yusuf (eds)

HD75/.G768 1995eb Growth theories in light of the East Asian experience [electronic resource] T. Ito and A. O. Krueger. (eds)

338.95/WAD Governing the markets: economic theory and the role of markets in East Asia – R. Wade

 

Econ 474 13. hafta

Bu haftanın okuması olan Mark Granovetter’in Action économique et structure sociale: le problème de l’encastrement’in tamamlayıcı okumaları:

1. Pierre Bourdieu – Le champs économique

2. Oliver Williamson – Markets and Hierarchies

Para ve mahremiyet

İktisat sosyolojisi alanında çalışan Vivana Zelizer bu çok ilginç podcast‘te para ve mahremiyet üzerine konuşuyor.

Zelizer’in 2005’de çıkan The Purchase of Intimacy isimli kitabının bir bölümünü burada bulabilirsiniz.

Yeşillenen büyüme

Uluslararası İlişkiler bölümünün vize sınavı sorusuydu. Geçtiğimiz perşembe günü Dünya Bankası Güney Kore destekli yeni raporunu bir basın açıklamasıyla tanıttı.  “Yeşil büyüme”. Rapor hükümetleri büyüme stratejileri konuşunda “yeşil düşünmeye” davet ediyor. Aslında içerik, azıcık “sosyal” soslu, bildiğimiz “sürdürülebilir kalkınma”. Ama artık yeni bir sahne adı var anlaşılan:  kapsayıcı yeşil büyüme. “Artist formerly known as Prince” gibi bir şey.

Aşağıdaki şemada iktisadi sürdürülebilirlik ve çevrenin sürdürülebilirliği arasındaki çizginin noktalı olduğuna dikkatinizi çekerim. Aslında bütün raporun özeti o noktalı çizgide. Bir de şahane bir yeni terim hediye etmişler kalkınma sözlüğüne:  büyümenin yeşillenmesi (le verdissement de la croissance). Hepimize hayırlı olsun.

En bref

  • Une croissance rapide est indispensable pour répondre aux besoins urgents de développement des populations pauvres du monde entier. Cependant, la croissance ne peut s’inscrire dans la durée que si elle est en même temps partagée par tous et respectueuse de l’environnement, ce second facteur impliquant de veiller à ce que le capital naturel de la Terre fournisse suffisamment de ressources et de services environnementaux pour subvenir aux besoins de l’humanité.
  • Pour parvenir à une croissance verte et solidaire, il faut s’attaquer à des obstacles de nature politico-économique, combattre un certain nombre de comportements et normes sociales profondément ancrés et développer des instruments de financement novateurs, capables de modifier les mécanismes d’incitation et de promouvoir l’innovation ; il s’agit de remédier aux défaillances des marchés, des politiques et des institutions qui conduisent à la surexploitation des ressources naturelles.
  • Le « verdissement de la croissance » est nécessaire, efficace et abordable. Il convient de se concentrer sur l’action à mener à l’horizon de 5 à 10 ans pour sortir des schémas de croissance non durables et éviter de causer des dégâts écologiques irréversibles. Mais comment savoir si nous sommes sur la bonne voie ? Pour favoriser une croissance verte, il faut donc également se doter de meilleurs indicateurs de performances économiques. Alors que les instruments de mesure du revenu national tels que le PIB ne mesurent que la croissance économique à court terme, nous avons besoin d’indicateurs qui prennent en compte l’ensemble des richesses (y compris le capital naturel) pour savoir si la croissance sera durable sur le long terme.

Hottoman Empire

Bugün IMF Başkanı Christine Lagarde’ın Türkiye ekonomisi yorumlarını dinlerken aklıma bu yazı geldi. Yaklaşık bir ay öncesini tarihini taşıyor ama belli ki “bir takım çevreler” Türkiye ekonomisi hakkında bir süre hep buna benzer şeyler söyleyecekler.

Etiket Bulutu